Dini Kültürde Polemik Konusu Sanat: Müzik ve Resim

Dini Kültürde Polemik Konusu Olarak Sanat: Müzik ve Resim
GİRİŞ: SANAT (MÜZİK, RESİM VE HEYKEL) VE İSLAM DÜNYASI

ORİJİNAL MAKALE  55 SAYFADIR.  
MAKALENİN TAMAMINI PDF OLARAK İNDİR 

Toplumlar var oldukları dönemden itibaren sırasıyla din, felsefe, bilim ve sanatla ilgilenmişlerdir. Bilindiği gibi insanların; hak ve adaleti, iyiliği ve merhameti önceleyen veya erteleyen, onları olumlu veya olumsuz yöne götüren, faydalı veya zararlı işler yaptıran, bölgesel veya küresel düzeyde inanç sistemine sahip olmaları olağan bir olgudur.  Dinleri ve ekonomik pozisyonları, düşünce özgürlüğüne izin verdiği ölçüde insanlar, doğa, hayat ve insan üzerine düşünmeye, felsefe üretmeye önem vermişlerdir. Sorgulamanın olağan karşılandığı toplumlar, maddi imkânları elverdiği ölçüde doğa üzerine bilimsel çalışmalar yapmış ve bunun sonucu zamanla hayatlarını kolaylaştıracak teknik donanım sahibi olmuşlardır. Onların refah düzeyleri arttıkça, yaşamlarında estetik kaygısı ve sanatsal çalışmalar da yer almıştır.

Müslüman toplumlarda, resim, heykel ve müzik konusu çoğunlukla olumsuz karşılanmıştır. Ancak bu olumsuz bakış, belli şartlara bağlı olduğu; kötülüğe yöneltmesi, insana zarar vermesi veya putlaştırma riski olması durumunda geçerli olduğu yönünde yorumlanmıştır.

İslam’da sanat, müzik, resim konusunda pek çok insanda kafa karışıklığı yaşanmaktadır. Kimileri müzik dinlemenin doğru olmadığını düşünse de müzik dinlemeye devam etmekte, kimileri ‘günahtır’ inancıyla mûsikîden uzak durmakta, kimisini bu konu ilgilendirmemekte, ama konu gündeme gelince bu kişiler, bu iki anlayıştan birine hak vermektedir.

Resimlere yönelik olumsuz algı, genel olarak hadislerdeki bildirimlerden kaynaklanmaktadır. Ancak çoğunluğu sahih olarak bilinen Kütüb-ü Sitte (Altı Hadis Kitabı)’de yer alan bu hadisler üzerinde yapılan çalışmalarda, bu hadislerin bir kısmının putlaştırmaya karşı önlem olarak dile getirildiği, bir kısmının ise zayıf hadis olduğu tespit edilmiştir. (Bkz. Bu makalede yer alan; Diyanet İşleri eski Başkanı Ahmet Hamdi Aksekili’den, Din İşleri Yüksek Kurulu eski üyesi Osman Keskioğlu’ndan ve İbn Hazm’dan alıntılar)

Tüm bunların sonucu olarak Müslüman toplumlarda resim sanatı gelişmemiş, onun yerine belli belirsiz resim anlamındaki minyatür sanatına ağırlık verilmiştir.

İSLAM DÜNYASINDA MÛSİKÎYE VE RESME BAKIŞ VE BUNUN SONUÇLARI

İslam dünyasında gelenekçi anlayışa göre insan, hayvan ve bitki gibi canlıların resmini elle çizmek, müzik dinlemek ve müzik yapmak özellikle hadisler dayanak gösterilerek yaygın biçimde haram olarak görülmüştür. Hatta ihtiyaç (zaruret) olmadıkça, fotoğraf çekmek ve bu yolla elde edilen resimleri ve fotoğrafları kullanmak, aynı deliller kapsamında doğru bulunmamıştır. Cansız varlıkların, akarsuların, dağların resminin çiziminde ise bir sakınca görülmemiştir.

Bu anlayışın veya inancın dayanaklarını inceleyen ve bu dayanakların sağlam temelden yoksun olduğunu ifade eden birtakım çalışmalar ortaya konmuştur. Bu çalışmalar, akademik makale olarak arşivlerde yer almaktadır. Bunlara ulaşmak, onları yorumlamak ve bir sonuca ulaşmak için özel bir çaba gerekmektedir.

Bizi bu çalışmaya iten asıl neden şudur: İnsanlar, bir taraftan resim çekmeyi veya müzik dinlemeyi günah, haram, İslam dışı veya dindışı addediyor, diğer taraftan resim çekmeye veya müzik dinlemeye devam ediyorlar. İslam’a sonradan yamanan ve gelenekçi zihniyet tarafından olumsuz veya kötü görülen bu eylemleri, bir süre sonra haksızlık ve hırsızlık gibi gerçekten de kötü olan şeyler izliyor ve kalıpçı bir zihniyetle ‘kötü’ damgası vurulan, örneğin müzikle haksızlık adeta birbirine eşitleniyor. Bu gerçekten ciddi bir sorundur.

Diyelim ki biz resim çekmeyi veya müzik dinlemeyi ‘günah’ olarak sayıyorsak, bunları yapınca kendimizi, dindışı bir iş veya kötülük yapmış, dünyaya dalmış, günah işlemiş biri olarak görüyoruz. Buna rağmen kaçamaklarla da olsa bu eylemimizi sürdürüyoruz. Bir süre sonra, kaçamaklarla günah işlemeye alışmış kişiliğimiz, yalan söylemeyi, iftira atmayı, haksızlık yapmayı, çalmayı, zinayı, tecavüzü ve haramlığı ve kötülüğü açık net olan pek çok fiili kaçamak yollarla işliyor, bunları da resim çekmek veya müzik dinlemek eylemine denk bir kötülük olarak görüyoruz. Bunun sonucu, bu suçları işlemiş kişi, müzikten duyduğu pişmanlık kadar bir rahatsızlık yaşıyor; nasıl ki pek çok insan müziği dinlemekten vazgeçemiyorsa, müziğin günah addedilmesi sıradanlaşıyorsa, o suçlar da sıradanlaşıyor.

Sonradan üretilen bu gibi hükümler, insanın doğasına (fıtratına) ters geldiği için hayat içinde tutunamamıştır. Bunun sonucu, öğrencisine, cemaatine veya izleyicisine ‘şunu yapmak günahtır’ diyen, örneğin müziğin haram olduğunu söyleyen kişi, gizliden gizliye müzik dinlediği sıklıkla görülmüştür. Bu durum, bize Allah’ın şu ayetini hatırlatmaktadır:

“Sonra bunların peşinden ard arda elçilerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa’yı gönderdik; ona İncil’i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. Allah’ın rızasını kazanmak arzusuyla türettikleri ruhbanlığı, onlara biz emretmedik. Ne var ki ona da gereği gibi uymadılar.” 57Hadid/27

 Gelenekçi görüş, tarih boyunca çoğunluğun görüşü olarak nitelenir. Ne var ki Kur’an, din konusunda çoğunluğun görüşünü değil, hakikat ne ise onun esas alınmasını ister. İster bu, tüm insanlık anlamında olsun, isterse kendilerini belirli dine nispet edenler anlamında olsun. Eğer tüm insanlık anlamında düşünürsek, Çin, Hint ve Hıristiyanlık dinlerine mensup olanların dünya genelinde çoğunluk olmaları, onların savunduğu her tezin, hakikat (gerçek doğru) olduğu anlamına gelmez. Aynı din mensupları açısından konuyu ele alır isek, bu sayı, dönem dönem değişkenlik gösterir ve bizi gerçek doğruya ulaştırmaz. Kur’an’ın çoğunluğa bakışı ise, olumlu değildir.

Çünkü insanların çoğu; okumak, araştırmak, sorgulamak yerine etkili biçimde anlatılan her şeye inanmayı, işin kolayına kaçmayı, birilerini taklit etmeyi, kişisel çıkarlarına uygun olanı tercih eder. Oysa hakka, hakikate, gerçek doğruya ulaşmak için çalışmak, ciddi emek harcamak, kafa yormak, gerçeği ortaya koymak için risk almak ve bunu başkalarının öğrenmesi için mücadele etmek gerekir.

Diğer taraftan geçmişten devraldığımız bilgi mirasını sağlıklı bir filtreden geçirmek, rasyonel ve ahlaki bir gerekliliktir. Onların her söylediğini ve yazdığını yüzde yüz/kesin doğru kabul edemeyiz. Onların yanlış yapma ihtimalleri olduğu gibi, onların yaşadığı koşullarda doğru olan bazı şeylerin bugünkü şartlarda uygun olmayabileceği de açıktır. Allah, tarihi veya geleneksel bilgiyi, akıl ve Kitap süzgecinden geçirmemeyi hak karşıtlarının bir davranışı olarak niteler:

Onlara, ‘Allah’ın indirdiğini (Kur’an’ı) izleyin!’ denildiğinde, ‘Hayır, biz atalarımızı neyin üzerinde bulduysak ona (geleneksel sözlere ve uygulamalara, alışkanlıklara ve inançlara) uyarız!’ diye cevap verirler. ‘Peki, ya ataları akıllarını kullanmadıysa ve doğru yolu bulamadıysa?”

“Hak karşıtlarının (inkar edenlerin) durumu; bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayıp ses çıkaran (sürünün) örneği gibidir. Onlar, sağırlık edenlerdir, dilsiz edenlerdir, körlük edenlerdir. Bundan dolayı akıllarını kullanmazlar.” 2Bakara/170-171

İÇİNDEKİLER

GİRİŞ: SANAT (MÜZİK, RESİM VE HEYKEL) VE İSLAM DÜNYASI

İSLAM DÜNYASINDA MÛSİKÎYE VE RESME BAKIŞ VE BUNUN SONUÇLARI

MÜZİK: TANIM

MÛSİKÎNİN, EKONOMİK VE SOSYAL HAYATLA İLGİSİ

MÛSİKÎ VE UMRAN (KÜLTÜR VE MEDENİYET)

MÛSİKÎ VE KUR’ÂN-I KERÎM TİLÂVETİ

ARAPLARDA ŞİİR VE MÛSİKÎ

MÛSİKÎNİN İNSAN YAŞAMINDAKİ ÖNEMİ VE İSLAM’DAKİ YERİ

İLK DÖNEMLERDE MÜZİK ALETLERİ, MÜZİK İCRACILARI VE MÜZİK MEKÂNLARI

İSLAM’IN İLK DÖNEMİNDE SANATA VE MÜZİĞE KARŞI TAVRIN NEDENLERİ

KUR’AN’DA MÛSİKÎYE DAİR AYETLER VAR MIDIR?

KUR’AN’DA MÛSİKÎYE DAİR ÇIKARILABİLECEK SONUÇLAR

RİVAYETLERDE MÛSİKÎNİN YERİ

MÛSİKÎNİN HÜKMÜ KONUSUNDA İLERİ SÜRÜLEN AYET VE HADİSLERİN TAHLİLİ

MEZHEPLERİN MÜZİĞE BAKIŞI

MÛSİKÎNİN HARAM VEYA MÜBAHLIĞINA GETİRİLEN GEREKÇELERİ

PEYGAMBER DÖNEMİNDE MÛSİKÎ

DÖRT HALİFE DÖNEMİNDE MÛSİKÎ

SAHABE VE SONRAKİ DÖNEMDE ZEVK İÇİN MUSİKİYE DAİR ÖRNEKLER

EMEVİLER DÖNEMİNDE MÛSİKÎ

ABBASİLER DÖNEMİNDE MÛSİKÎ

ABBASİLER DÖNEMİNDE MÜZİK ALETLERİ

KADIN SESİ VE MÛSİKÎ

MÛSİKÎYE DAİR ESERLERİN TELİFİ

SONUÇ: MÛSİKÎ

RESİM, HEYKEL, SANAT VE İSLAM DÜNYASI

KUR’AN’DA RESİM VE HEYKEL SANATINA BAKIŞ

RESİM VE HEYKEL KONUSUNDAKİ ARGÜMANLAR

KUR’AN’DAKİ KONUYLA İLGİLİ AYETLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

FIKIH USÛLÜ İLKESİ

TEFSİRLERDE RESİM VE HEYKEL

RİVAYETLERDE RESİM VE HEYKELE BAKIŞ

MEZHEPLERDE RESİM VE HEYKEL

TARİH BOYUNCA RESİM VE HEYKEL

SONUÇ: DİYANET İŞLERİ ESKİ BAŞKANI, AHMET HAMDİ AKSEKİLİ’NİN GÖRÜŞÜ

DİYANET (TDV), İSLAM ANSİKLOPEDİSİ’NDE RESİM KONUSUNA BAKIŞ

KAYNAKÇA

ORİJİNAL MAKALE  55 SAYFADIR.  
MAKALENİN TAMAMINI PDF OLARAK İNDİR 

You may also like...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir