Ölümler Üzerinden Hayat İnşa Edilmez Ki! (İran)

ÖLÜMLER ÜZERİNDEN HAYAT İNŞA EDİLMEZ Kİ!
İRAN’ın önemli bir komutanı, ABD tarafından katlediliyor; yas ve protesto amaçlı cenaze izdihamında 50 kişi daha ölüyor; 200’den fazla kişi yaralanıyor. İntikam alacağım derken, kendi uçağını vuruyor, kendine zarar veriyorsun ve 176 insan daha hayatını kaybediyor.

Her yıl bitmeyen Kerbela yas törenlerinde binlerce insan, kendini zincire vuruyor ve bu eylem, onlardaki acıyı ve intikam hırsını kamçılıyor; bunun sonucu onlarca kişi yaralanıyor. Ve sen bu eyleminle, en önemli dini ve ahlaki sorumluluğunu yerine getirdiğini sanıyorsun. İnsanlar da, bundan daha kutsal bir iş olmadığı vehmiyle avunuyor.

Ölümler üzerinden birlik ve diriliş umuyorsun.

Süreçler; duygusallıkla, hamasetle ve gerilimle değil, akıl ve sağduyuyla yönetilir.

Kendi insanının bilincini uyanık tutmak istiyorsan, bunun yolu, öncelikle ölüme değil, hayata vurgu yapmak, hayatın önemine anlam yüklemek, insanı değerli kılacak ortamı ve dünyayı yaratmak olmalı… Öyleyse hayatın amacına odaklanmalı; en erdemli ve en ideal iş olarak yapabileceğinin en iyisini yapmalısın. (Bkz. Hud, 11/7; Mülk, 67/2)

Yeni hayatlar kurtarmak istiyorsan, kendi ülkendeki güven, huzur, refah, mutluluk ortamını ve endeksini yükseltmeli, yaşam kalitesini artırmalısın. Halkının daha iyi koşullarda huzur ve güven içinde yaşamasını sağlamalısın. Kentini, dünyanın en ‘güvenli kent’i; ülkeni, dünyanın en ‘güvenli ülke’si konumuna yükseltmek için insan ve ülke kaynaklarını en doğru ve verimli biçimde kullanmalısın.

Yeni hayatlar kurtarmak istiyorsan, tüm cinayetlerin ve katliamların vahşetini anlatmalısın! Anlatmalısın ki bunlar tekrarlanmasın. Tüm canlar kurtulsun. Haksız ve hukuksuz yere hiçbir canın canı yanmasın.

Yeni hayatlar kurtarmak istiyorsan, insan emeğinin değerini anlatmalısın! Anlatmalısın ki soygunlar, talanlar ve hırsızlıklar sona ersin. İnsan çalıştığı, emek verdiği zaman, kendisinin ve emeğinin ne kadar değerli olduğuna bizzat kendisi tanık olsun.

Yeni hayatlar kurtarmak istiyorsan, yalanın, iftiranın, haksızlığın ve zorbalığın kötülüğünü anlatmalısın! Anlatmalısın ki zulümler, haksızlıklar sona ersin. Hiç kimsenin kişiliği ve onuru zarar görmesin.

Kısaca, güçlü vurguyu insanı yaşatacak değerlere yapmalısın; ölümlere değil. İnsanların aklına ve vicdanına hitap etmelisin, duygularına ve zaaflarına değil.

Sonuç:
SKANDALLARI KENDİ DÜŞÜNCE YAPINIZ YARATIYOR!

“Allah, aklını kullanmayan (mantık ilkelerini işletmeyen) kişileri, rezalete ve sefalete mahkum eder.”
(Kur’an, Yunus, 10/100)

You may also like...

1 Response

  1. adem dedi ki:

    İnsanlığın en büyük sorunu akıl ve mantığını kullanmamak.
    Hatta böyle melekeleri olduğunu bilmeden ölen insanlar var.
    Çok yazık.
    Saygılarımla.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir